İyi bir aksana sahip olmanın altın kuralları

//İyi bir aksana sahip olmanın altın kuralları

İngilizce öğrenmek, telaffuz dolayısıyla ara sıra zorlaşır. “Doğru” varsayılan farklı birçok aksan vardır ve bir kelimenin okunuşu ile imlasının alakası yokmuş gibidir.

Anadili İngilizce olan biri gibi konuşman imkansız değildir. Fakat, İngilizce dilbilgisi ve çekimleri öğrenme ile aynı şey değildir bu.

Telaffuzunuzu geliştirmek aynı zamanda konuşma İngilizcenizi de geliştirir ve anadil konuşmacılarını dinlerken onları anlamak çok daha kolay olur.

İyi bir aksana sahip olmanın altın kuralları

Öncelikle, olabildiğince çok İngilizce materyal kullanmalısınız: kitaplar, filmler, müzik parçaları, videolar. İngilizce iletişim araçları kullanın.

Kulaklarınız dilin sesine alışacak, aynı zamanda yeni deyimler öğreneceksiniz ve farklı sesleri ayırt edebileceksiniz.

İngilizce duyabileceğiniz her fırsatı değerlendirin. İşe giderken dinlemek için podcast yayınları indirin ya da radyolar bulun, eve geldiğinizde TV izleyin ve hafta sonları izleyecek filmler edinin.

Her gün en az 10-15 dakikanızı İngilizce dinlemeye ayırın. Bunun karşılığını alacak ve yavaş yavaş gelişeceksiniz.

Kendi dilinizde olmayan seslerin telaffuzuna odaklanın. Hatta İngilizce’de farklı birçok birim ses olduğundan, bu seslerden çok duyacaksınız.

Telaffuzunda zorlandığınız kelimelere odaklanın. “Çalışılacak kelimeler” adını verebileceğiniz ufak bir not defterine bu kelimeleri not edin.

Önce de belirttiğimiz gibi, düzenli çalışmaya özen gösterin. Günde 15 dakika. Bu, aksanınızı geliştirmenin EN etkili yoludur. Unutmayın ki, çevrimiçi yaşı yoktur.  Kısa seanslar, odaklanmanızı ve etkin çalışmanızı sağlayacaktır.

İngilizcenin farklı aksanlarını dinleyin.

Örneğin, Amerikan ve İngiliz İngilizcesi arasındaki farkları dinlemeye odaklanın ve birkaç kelime ve deyimi tekrar ederek çalışın.

Film izlemeye seviyorsanız, en sevdiğiniz sahnelerin İngilizce alıntılarını hatırlamaya çalışın. Müzik dinlemeyi seviyorsanız, en sevdiğiniz parçaların sözlerini öğrenip şarkıyla birlikte söyleyin.

Başlangıçta bu zor gözükse de, siz çabaladıkça kolaylaşacaktır. Tatildeyken de İngilizce pratik yapabilirsiniz.

Son olarak, makale, kitap, blog ya da roman okurken sesli okumaya özen gösterin. İngilizce okumaya ve konuşmaya alışın. Sesli okurken, telaffuzunuza ve zor bulduğunuz seslere dikkat edin. Zorlandığında umudunu kaybetme. ESOL dersleri ile İngilizce öğrenmek için oldukça fazla iyi neden var.

Aksanınızı geliştirmek istiyorsanız, şu tavsiyelere uyun:

Kendinizi dinleyin

  • Acele etmeyin
  • Hayal edin
  • Kendinizi izleyin.
  • Uzmanları taklit edin
  • Kendi başınıza İngilizce pratik yapın
  • Bir arkadaşınız ile pratik yapın
  • Vurgu ve tonlamaya dikkat edin
  • Bir şarkı söyleyin

Tek bir çözüm olmadığını fakat düzenli pratiğin yol kat etmek için en iyi yollardan biri olduğunu unutmayın.

Eğer sürecinizi takip etmek isterseniz, kendinizi kamerayla kayda almayı bir düşünün. Sadece sesleri nasıl çıkardığınızı değil, nasıl konuştuğunuzu da görmek için kaydı izleyin.

Bunu yapmak için özel bir programa da ihtiyacınız yok. Çoğu bilgisayarda (özellikle laptoplarda) bir webcam ve kayıt için bir yazılım bulunur.

Akıllı telefonunuzun ön kamerasıyla da video kaydı yapmak mümkündür.

Aksanınızı geliştirmenin en iyi yolu, anadil konuşmacılarını tekrar etmektir. “Gölgeleme” dediğimiz bu tekniği öneriyoruz.

Duyduğunuzu taklit edin. Bu tekniğe YouTube‘dan bakın.

Bu tekniği, TV veya haberleri izlerken de uygulayabilirsiniz. İngilizce argosu sözlüklerini de inceleyin.

2018-04-30T17:55:42+00:00 Categories: bloglar|